Kelimeler Seni Anlattıkları Icın Mutlular Artık…

2009-04-07 14:38:00

Kelimeler Seni Anlattıkları Icın Mutlular Artık…        Yalnızca yazdım... Hesabıma düşen bir kara kaderi, alnımın tam ortasından çekerken usulca, kanadının ıslaklığıyla yazdım... Sana yazdım seni. En kuytusunda anladım, en vazgeçilmezinde tuttum, en köründen tutuldum, ama seni sana yazdım. Kanımın rengiyle sana adandım."       Yokluğun bir bıçak sırtı, sana boyanarak aydınlandım. Ağrıyor elim şimdi, gözümün yolunda karabasanlar var, avucumda sıkışan yazım var. Gel ve sil yeniden gölgelerini, gel ve üçüncü gününden başla sana yazılanlara.       Kimsem olmadı benim, kimse sen olmadı hiç, kimse ellerim değildi, kimse gözüm kalmadı kanlı kınında. Kimse bilmedi, kimse sana yazdım olmadı, kimse sen demedi, kimse uyutmadı yüreğinin yastığında, kimse biz demedi, kimse vazgeçersen kendinden ben olamamki demedi... Kimse ben değildi senin kadar. Sana yazdım işte, gözümün kimyasında duran nefesi, kanatlarına vurgun yemiş sevdalar akıtan sana anlattım, sana adandım... Sen’e, ben’e, biz’e... Sıfıra bölünce beni, sana eşitleniyordum, birle çarpınca ellerimi seni anlatıyordum, ikiye toplayınca gözümü seni görüyordum, üçten çıkarınca yüreğimi; sensiz hiç kalıyordum...       Kentler buluyordum hep, sen olunca aşkın sonsuza akacağını biliyordum. Kim bilir, bilmediğim bir şarkıyı söylerken seninle, dudaklarının ses tonunu ezberliyordum sensiz kalınca senin gibi okumak için bir daha... Benim için martı kanadıydı ellerin, dokunduğum her an denizden esen rüzgârları hatırlatan. Gözlerindi, gözlerime baktığında gözlerimin çocuk hayalini gördüğüm, sendin öldükten sonra ta... Devamı

bir kadını tanımak

2009-04-07 14:36:00

Bir Kadını Tanımak Devamı

sevmek dedigin nedir ki?

2009-04-07 14:35:00

Sevmek,begenmektir. Sevmek, özlemektir. Görmek istemektir sevmek... Ve sevmek, görmeden duramamaktir.Sevmek, israr etmektir. Sevmek, vazgeçmemektir. Pes etmemektir sevmek...Sevmek, merak etmektir. Sevmek, sevdigine "Sevgilim" diyebilmektir. Dokunmak istemektir sevmek. Sevdigine yakin olmak istemektir. Soludugu havayi solumaktir. Sevdiginin haliyle hallenmektir. Ve sevmek, sevdigini yasamaktir. Sevmek, hissetmektir. Sevmek, üsümektir. Titremektir sevmek, Sevgiliyi düsünerek... Sevmek, temmuz günesinde suyu, sicak çöllerde gölgeyi özlemektir. Sevmek, atese düsmektir. Kor olmaktir sevmek, yanmaktir. Sevmek, ölmektir bazen, Sevgilisizligi düsünerek... Sevgilinin ölümsüzlügünü düsünmektir. Sevmek, yok olmaktir Sevgilide... Sevgilinin yüreginde olmaktir. Yüreiginde tasimaktir Sevgiliyi... Ve sevmek, belki bazen sevilmektir. Sevmek, istemektir, hiçbirsey beklememektir. Hesaplamamaktir sevmek... Sevmek, inanmaktir. Sevmek yasamaktir. Sevdigini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktir. Sevmek, sevdigi olmaktir. Sevdigi ile sevdigini paylasmaktir. Sevdigi ile kalbini bölüsmektir sevmek. ...Ki tek kalp olunsun. Sevgide son yoktur. Biten sevgi yoktur. Bitmis gibi görünen sevgi vardir. Vazgeçis de yoktur sevgide. Yasadikça yasatilir sevilen. Vazgeçmis gibi görünmek vardir bu yüzden. Vazgeçmek degil... Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin oldugu yerde son bulur istekler. Birsey varsa istedigin bu senin için degil sevdigin içindir. Hatta o'dan o'nun adina istersin. o'nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Istersin ama birgün gelir bu istekl... Devamı

benim şehrim

2009-04-07 14:33:00

            Benim yaşadığım şehir başka sevgili, benim şehrim de başka insanlar var. Benim şehrimin ağaçları başkadır. Çiçekleri bile başka açar benim şehrimin. Benim şehrimin yolları hep bir yerde kavuşur sevgili. Örneğin hangi yolu seçersem seçeyim sana çıkar bütün yollar. Her köşe başında sen bekliyor olursun beni. Bense ne zaman seni görsem koşarak boynuna sarılırım. Sonra sen kulağıma “Seni seviyorum” diye fısıldarsın. Ben gülümserim sana ve sonsuz bir mutlulukla “Ben de ben de seni seviyorum” derim.            Benim yaşadığım şehirde başka bir sen varsın. Sen bile bendeki seni görsen tanımazsın kendini çünkü o daha dün yeminler etti bana. “Seni asla bırakmam sakın korkma, senden başkası haram bana” dedi. Dizlerime yattı, sonra gözlerini kapadı, ellerimi tuttu. Uyumuş kalmışız ama hiç üşümedik sevgili. O kadar büyüktü ki sevgimiz; hiç üşümedik. Ben senin aşkınla hiç üşümedim ki; hala sıcacık kalbim. Kimsenin dokunmasına izin vermiyorum. İnan kimseyi almıyorum şehrime. Çünkü kapıları kilitli. Hatırladın mı en son sen misafir olmuştun benim şehrime, yüreğime. O kadar sevdim ki senin misafirliğini; şehrimin anahtarlarını sana verdim. “Al sen de dursun ne zaman istersen gel artık senin bu şehir” dedim. Sonra sen hiç gitmedin yüreğimden ta ki o güne kadar.            Hani arkandan bile bakmaya cesaret edemediğim her yerin zifiri karanlığa büründüğü günü anımsıyor musun? İstesem de bakamazdım arkandan, çünkü şehrimin kapılarını kilitleyip gitmiştin. Defalarca vurdum kapının ardından; “Beni... Devamı

gelecekmisin?

2009-04-07 14:32:00

            Gene aynı yerden yazıyorum sana... Sen aynı yerde misin bilinmez. Sevgilim gidişinin arkasından aylar geçti, yıla döndü. Belki geleceksin diye bekledim. Gelecek misin?            Giden unutulurmuş bebeğim.. Ben unutamadım, gidişinden sonra çok ağladım, sensizliğe dayanamadım, sensizlikte yandım. Sonra elime kalemimi alıp hep sana yazdım. Kitaplığımda çok şiirlerim var, çok sevdaları anlatan yazılar, hepsi sana...            Aslında sen unutulursun, gidenlerin hepsi unutulur ama ya yaşananlar... Unutmaya çalışırken hatırlanan o anlar... Sana bunları hatırlatıyorum ben unutmasam da belki sen unutmuşsundur diye... Ağlamıyorum da artık çünkü sen öğrettin bana gülmeyi, sen öğrettin bana hayatla alay etmeyi... Bana o kadar şey öğrettin ki, beni baştan yaratan sen oldun. Şimdi nasıl unutayım, kendime baktıkça hatırlıyorum seni...            Şimdi seni çok özlüyorum çok... Ama biliyorum sende unutmadın beni gittiğin yerlerde... Gözün de arkada olmasın sevdiğim, beni bıraktığın yerde yaşıyorum seni... Sensizlikte zor, çekilmiyor ama bunu bile öğrettin bana... Daha neler neler öğrettin... Tek başıma yaşayabileceğim bir aşk bıraktın bana...            Sen bana güzelliği, doğruluğu bıraktın ve bir gün beni arasan aynı yolda bulacaksın.            Senden sonra ayakta durmakta zorluk çektim, farkındasın biliyorum ara sıra yıkıldım. Şimdi ayakta durabiliyorum ama arada seni yanımda istiyorum. Bir arıyor sesini duyuyorum, yüzünü görmesem de rahatlıyorum. Sana bir defa sıkı... Devamı

aşk herşeyi affedermi?

2009-04-07 14:31:00

Aşk Her Şeyi Affeder Mi?        Dünyanın en güzel, en tuhaf, en yabani ve aynı zamanda en evcil duygusunu yani aşkı, bu kez de sıradışı sorularla çözümlemeye hazır mısınız?NEDEN HEP YANLIŞ İNSANLARA AŞIK OLURUZ?       Yanlış insanlara aşık oluyoruz çünkü kafamızın içinde "doğru insan" diye bir kavram var. Zihnimizde belli ölçülerden, daha doğrusu kalıplardan meydana gelen bir şema oluşturuyoruz. Durmadan hayatımızın erkeğini arıyoruz ve onu bulma konusunda oldukça sabırsız davranıyoruz. Ayrıca kabul edin ki, aşk söz konusu olduğunda yasakların ve engellerin ayrı bir çekiciliği oluyor. İmkansızlık aşka bambaşka bir lezzet katıyor. Biz de aslında içten içe bu imkansızlığı yaşamaktan hoşlanıyor, bunun içimizdeki tutkuyu arttırmasına göz yumuyor, bir yandan da bir türlü düzenli ve uzun bir ilişki kuramamanın acısını çekiyoruz.AŞK, HER ZAMAN FEDAKARLIK MI DEMEK?       Tabii ki hayır. Bir tarafın diğeri için kendini hiçe sayması aşk değildir. Aşk iki kişilik bir egoizm ve aslında insanın tamamen kendi egosunu tatmin etmek, ruhunu doyurmak, kalp çiçeğinin suyunu vermek için yaşamaya ihtiyaç duyduğu bir süreç. Fakat bu egoizmi olumsuz anlamda ele almamak gerek. Birbirine aşık olan iki insanın ilişkileri, bir yönüyle dünyanın geri kalanına kapalıdır. Onların kendilerine özgü bir dilleri, bir iletişim biçimleri, bazen etraflarındaki hiç kimsenin, en yakınlarının bile içine giremediği bir dünyaları vardır. Aşkın egoist yanı sıradan bir bencillikten çok, bir kabuğuna çekilmişlikten ve mahremiyetten kaynaklanır. Ancak bir tarafın kendini parçalaması ve diğerinin bundan faydalanması aşkın değil, tek yönlü bir bağımlılığın işa... Devamı

direndi yüregim

2009-04-07 14:29:00

       Devam ediyordum hayatıma, seni hiç tanımıyordum.Renksiz ve belki de sürekli aynı şeyleri yaparak yaşayıp gidiyordum, gri rengi benimseyerek hayatımda..        Ve başka renkler katmıyordum hayatıma..               Kırmızının acısını yaşamak korkutuyordu yüreğimi..Kan kırmızıya boyamak istemiyordum bedenimi.Bu nedenle çekici geliyordu bana ve hergün aynı yerlerden geçip, aynı şeyleri yapan aynılaşmış yaşamları izlemek sıkmıyordu canımı asla..       Yada şöyle demeli...        Biraz sıkıcı ama az acılı...        Gördüğüm mutsuz yaşamları kaleme alırdım çoğu zaman. Çoğu zaman onların acısı bin parça ederdi yüreğimi. Sen en çok bu yanımı severdin benim. En çok bu yanım etkilerdi yüreğini. Ben senin etkileneceğini bilmeden devam ederdim siyah-beyaz yolumda ilerlemeye elimde kağıt kalem bilinçsizce…        Kimi zaman arkadaşımın gözyaşına karışırdı yanağımdan süzülen damlalar.Kimi zaman ölü yavrusunun başında miyavlayan bir anne kedi etkilerdi beni derinden…        Ve ben düzelmesini ümit ederdim çoğu kez kaleme alırken yaşananları...        Ve sen en çok bu yanımdan etkilenirdin..        Ve ben seni o zamanlar hiç bilmezdim...        Keşke hiç "Bilmeseydim..!"        Keşke hiç "Görmeseydim..!"        Keşke hiç "Bakmasaydım..!" gözlerine sevdiğim...        Söyler misin bana.. ?    &nbs... Devamı

gül kokuyorsun

2009-04-07 14:27:00

Gül kokuyorsun bir deAmansız, acımasız kokuyorsunGittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğunDayanılmaz birşey oluyorsun, biliyorsunHırçın hırçın, pembe pembeÖfkeli öfkeli gülGül kokuyorsun nefes nefese.Gül kokuyorsun, amansız kokuyorsunve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öylesen koktukça düşümde görüyorum onuDüşümde, yani her yerdeYüzü sararmış, titriyor dudaklarıŞakakları ter içindeTam alnının altında masmavi iki ateşiki suiki deniz bazanBazan iki damla yaz yağmuruMermerini emerek dağlarınınŞiirler söylüyor geneÖlümünden bu yana yazdığı şiirlerKızarak birtakım şiirlereBüyük sular büyük gemileri sever çünküve odur ki büyüklükŞiir insanın içinden dopdolu bir hayat gibi geçerseO zaman ölünce de şiirler yazar insanÖlünce de yazdıklarını okutur elbetve senin böyle amansız gül koktuğun gibiYaşamanın her bir yerinde.Gül kokuyorsun, amansız kokuyorsunBu koku dünyayı tutacak nerdeyseGül, gül! diye bağıracak çocuklar bütünHerkes, hep bir ağızdan: gül!ve herşeyin üstüne bir gül işlenecekSaçların, alınların, göğüslerin üstüneYüreklerin üstüneBembeyaz kemiklerinMezarsız ölülerin üstüneKurumuş gözyaşlarınınTitreyen kirpiklerin üstüneKenetlenmiş çenelerinAğarmış dudaklarınUnutulmuş çiğlıkların üstüneKederlerin, yaşların, sevinçlerinve herşeyin üstüne bir gül işlenecek.Bir rüzgar, bir fırtına gibi esecek gülYIllarca esecek belkiVe ansızın dünyamızı göreceğiz bir sabahGöreceğiz kiBiz dünyamızı gercekten görmemişiz dahaGeceyi, gündüzü, yıldızlarıGörmemişiz hicTanışmaya komamışlar bizi güzelim dünyamızla.Öyleys... Devamı

beni tanıdınmı

2009-04-07 14:26:00

Ben; anlamsız kavgalarla,Ben; yarınsız sevdalarla,Ben; anlatılan masallarla yitirdim inancımı...Kuralsız insanların sahte cennetlerinde, yanlışı doğrudan, karayı beyazdan, adamı adamdan, insanı insandan ayırmakla geçti gençliğim.Ben; kan gövdeyi götürürken,Ben; can bedenden ayrılırken,Ben; kan damardan çekilirken, öğrendim yaşamayı...Başarmak için inanç, inanmak için yürek, kazanmak için bilek gerekliymiş. Adımlarını sert basmalı, yumruğunu sert vurmalı, sesin gür çıkmalıymış. Taş kadar ağır, taş kadar sağır, taş kadar küçük, taş kadar büyük olunmalıymış. Karnın açken bile kuyruğun dik, belin bükülse bile başın hep dik kalmalıymış...Şimdi tanıdınmı beni?ADIM : ...SOYADIM : ...Biz sevdiğimizi gün olur başımıza taç yaparız...Biz sevdiğimizi gün olur bağrımıza taş diye basarız…... Devamı

sen ile sensizligin arasındaki kırmızı çizgideyim

2009-04-07 14:25:00

Yorgun bedenimi taşımakta zorlanan ayaklarım…Cebimde ısınmak için can atan ellerim...Sırtımı sıvazladıkça ağırlaşan gölgem…Ve yağmurun neminden ıslanan gözlerim…Böyle bir yerdeyim...Yalnızlığımla didişmelerim…Başımdan savma çabalarım...Yalnızlığımın boğazına sarılmam…Ve "yeterrr" diye sessizce kulağını çınlatan sözlerim…Böyle bir yerdeyim…Deniz kenarında dalgaların sesinden irkilmelerim…Esen rüzgarın şiddetiyle "lal" kesilen soluğum…Ve kayalara çarpan her kör dalgada darmadağın olan yüreğim…Böyle bir yerdeyim...Kırılan yüreğimin parçalarını toplayışım…Hırçın denize savuruşum…Sırtımı yakamoza dönüşüm...Ve gölgemi önüme alıp karanlığa gömülüşüm…Böyle bir yerdeyim...Aynaya bakmaya korkar oluşum...Her bakışımda gözlerimde seni görüşüm...Ve seni gene çok özleyişim...Öyle bir yerdeyim ki…"Sen" ile "sensizliğin" arasındaki kırmızı çizgideyim…Seni sensiz de yaşarım sevdiğim…  Devamı