sen varsın

2009-04-07 14:56:00

Gönül tezgâhında şiir dokudumİplik iplik nakışında sen varsınAşk yolunun kanununu okudumMadde madde yokuşunda sen varsın Fikir vadisinden bir ırmak geçerEğilir selviler suyundan içer Bağrında ay doğar zambaklar açar Sessiz sessiz akışında sen varsın Öz suyusun hayat denen şişenin Nedenisin keder ile neşenin Sevda cephesinde şehit düşenin Donuk donuk bakışında sen varsın  Hep senin renginde görünür bahar Yaprakta yeşilin gülde kokun var Yama yama kalbimdeki yaralar Sıra sıra dikişinde sen varsın  Gidip de yorulma çok uzaklara Sen; seni gel benim içimde ara...Umut güneşimin mor bulutlara Girip girip çıkışında sen varsın... Devamı

sen sanarak kıskandım

2009-04-07 14:54:00

        İçimi yaralayan ses tekrar çağırıyor beni."Gelmem için bu kadar ısrar ettiğine göre söyleyecekleri önemli şeyler var" diyorum. Peşinden ne zaman gitmek adına hamle yapsam gerçek ile hayal arasında ürkütücü bir çığlıkla benden kaçıyor. Kime sorsam karşılığı amansız bir sessizlik. Ne olduğunu ve ne yapmam gerektiğini bir oyun sanki.       Muhtaç olduğum gereksinimlerimin yanında düşündüğüm ya da düşünmek istediklerimin esiri olmuş gibiyim. Sanki ne yapmak istediğimi biri biliyor ve benden önce davranarak hayat akışıma benden önce yön veriyor. Bir çeşit hapishanede hissediyorum kendimi. Gardiyanlar ölüm uykusuna dalmış öylece uyuyorlar.       Kurtulmam için tek ümidim ise içimden gelen o ses. Bütün hayatımı vermeye hazırım uğruna. Arıyorum sandıklarım aslında inandıklarımmış. Zaman ağlıyor çok mu geç artık yarına.       Tanıyorum o sesi; bana çektiren masum bir aşkmış... Soğuk geceler hissettiklerimin karşısında sadece bir ayaz. Beklerim hasretle gündüzü. Yalvarırım her gece. Teselli etmek yıldızları bir de ayı. Esir almış karanlıklar sevdayı. Güzel rüyalar neden en derin duygulara saklanır ki? Meçhul denen manalar akarken kuytulara.       Hayallerim birer damal oldu hiç durmadan yağıyor. Hicranlarım yağmur sonrası güneşi andırıyor. Pişman olmak sebepsiz ayrılığa benzer. Sorgulaması için bir nedeni olmadığından kabullenmek zorundasındır. Çare aramakla bulunacak bir şey olsaydı ne manası kalırdı.       Onun seni bulması için ihtiyacın olan tek şey sadece "zaman"... Düştü gölgeler üstüme aciz kal... Devamı

GERCEK SEVGİ YOKTUR ASLİNDA

2009-04-07 14:53:00

GERCEK SEVGİ YOKTUR ASLİNDA        İkimiz güneş ve ay gibiyiz, güneş ve kara gibi... Amacımız iç içe geçip, birbirimize dönüşmek değil. Birbirimizi tanımak, birbirimizi gerçekte nasılsak öyle görüp, buna saygı duymak... Yani birbirimizi ötekinin karşıtı olduğunu bilmek... Ha!... Eğer ay, güneşi rahatsız ediyorsa, güneş aysız yaşamayı öğrenmeli...       Aradığımız her şeyin dışımızda bir yerde kolayca bulabildiğimiz o aydınlıkta sanarız... Oysa bize gerekli olan tüm aydınlık kendi içimizde... Yeter ki kendimize dönüp bakmasını bilelim... Herkes den gizli her şeyden saklı yalnızca ikimiz yaşadık gene... " seni seviyorum bir tanem " sensiz kalmayı istemiyorum.       Seni görmesem de, sesini duyamasam da hep sen olmalısın. Bazen yorulduğumu hissediyorum. Yaşama karşı güçsüz kalışımı; işte o zaman günlerimi sıkıntılarımı sorumluluklarımı paylaşmak istiyorum. Sonra birden senin yok olacağını hissediyorum. Seni bir daha görememek özgürce seni düşünememek, seninle konuşamamak. Bana ne kadar da acı çektirir. Oysa sevginin kendisi koşulsuzdur. Benim olman, yanımda olman demek değildir. Günlük yaşamımın içinde olmayışın, yok oluğunu göstermez ki. Çünkü sen her an yüreğimdesin. Hem de herkesten her şeyden daha yakınımda, sıcacık kıpır kıpır durmadan akan kanım gibi.       Yaşam yine akmaya başladı sensiz ve bensiz. Akmalıda zaten. İkimizin de yapması gerekenler var, sorumluluklarımız, kendimize dair, işimize, ailelerimize dair. Sevgin tabiki duracak ama yaşamıma ait hedeflerime amaçlarıma yada yaşadığım sıkıntılara karıştırmadan. Sanki içimdeki ben ikiye ayrıldı. Aklım ve duygularım savaşıyor sana dair. Biri sana kızarken seni özlemeye b... Devamı

zakkumlar

2009-04-07 14:51:00

       Herkesin içinde sabırlı bir tohum gibi kendi kozasında saklı duran bir aşk yatar; bir gün bir güneş parlar, bir yağmur düşer ve tohumun çatlayıp çiçekler açtığını, ruhunuzun rengarenk bir ağaç gibi rüzgarlarla dans ettiğini görürsünüz...       Sonra...       O rüzgârlarla dans eden çiçekler bazen manasız kaprislerle, yanlış anlamalarla, hoyrat fırtınalarla örselenip yeniden insan ruhuna dökülür ve bu kez acının tohumları olur aşkın çiçekleri. Zakkum yeşili çiçekler halinde büyüyüp içinizi kavurur. Aşka lanet eder, unutmaya çalışır, acıyı öldürebilmek için aşkı da öldürmeye uğraşırsınız. Ve 'unuttukça bir şeyler eksilir' sizden. Acıdan kurtulabilmek için 'eksilmeye' bile razı olursunuz.       Bir gün artık unuttum dersiniz, Yahya Kemal gibi nekahat dönemi yaşadığınızı sanırsınız. Sonra bir 'çifte kayık' geçer sulardan, bir kadın sesi şarkı söyler, bütün zakkumlar çıldırır, acının çiçekleri yanık kokularıyla dağlayıp geçer içinizi. En beklemediğiniz anda; yağmurlarla parçalanan bir gece yarısında ya da sabaha karşı rüyalarla yatağınızda uyandığınızda ilk günlerde olmadığı kadar derin özlemlerle sarsılırsınız, 'onu' görmek ya da hiç olmazsa sesini duymak için kıvranırsınız.       Çaresizlik, özleminizi ve acınızı daha da büyütür. Unuttuğunuzu sandığınızı unutamadığınızı, eksik parçanızın gene eski yerine oturduğunu zakkum çiçeklerini soluyarak keşfedersiniz. Aşkın böyle bir acıya değmeyeceğini düşünürsünü... Devamı

Bilmezdim Sevginin De Bir Rengi Olduğunu

2009-04-07 14:48:00

Bilmezdim Sevginin De Bir Rengi OlduğunuBilmezdim sevginin de Bir Rengi OlduğunuAn olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma.An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında.Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında…Ne yolumdasın ne yolsun sen bana…Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu,Bilmezdim, umudun bir renginin de siyah olduğunu.Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim…Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım.Gölgen ki, düşüvermiş kalbime…Ne yakınsın ne uzaksın sen bana.Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu…Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu.Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk,Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk…Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle,Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana...Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu…Bilmezdim, gökkuşağının da çiçek gibi solduğunu.Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur.Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur.Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu…Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen banaBilmezdim yağmurun suyu da hasretiyle kuruttuğunu,Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu…Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim…Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim.Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde…Ne yalansın ne doğrusun sen bana…Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu.Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu.Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur…Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur.Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda,Ne aşkımsın ne canımsın sen bana.Bilmezdim her a... Devamı

yüreginde...

2009-04-07 14:47:00

Yağmurun yeni ıslattığı taze toprağın kokusunu duyduğunda aklına ben gelmek isterim.Ya da gözlerin denizin maviliğine daldığında…Uzakta ufuk çizgisinde sadece dumanı görünen o geminin içinde benim olduğumu düşünmeni isterim.Küçük bir meyhanede, rakıya meze yapıp içerken ve birbiri ardına özlem şarkılarını dinlerken yanında ben olmak isterim.Çakır keyif olup, masadan kalktığında, sokakta hafif hafif sallanarak yürürken de…Beni hatırlamak istersen, her yeni doğan günle birlikte çıkarım karşına, güneş olur ışığımla aydınlatırım seni.Buram buram bir kahve kokusu olurum.Sokakta oynayan çocukların sesinde işe gitme telaşına düşmüş insanların gözünde, yere düşmüş yaprakların çıtırtısında bulursun beni.İstersen, duyduğun her ses beni hatırlatacaktır sana.Bazen bir kuş olup öterim pencerende.Bazen bir tren gibi tıkırtılarla geçerim önünden.Sözlerini ezbere bildiğin ve söylemekten asla bıkmadığın şarkı olurum.Sen o şarkıyı değil beni söylersin aslında.Beni görmek istersen hep karşında olurum.Gökyüzündeki beyaz bulutların arasındayım, ben.Başını yukarı kaldırman yeterli beni görmek için.Yolda rastladığın herkes benimdir aslında. Dostlara selam verirken o selamı ben alırım.Komşunun hatırını sorarken aslında bana “Nasılsın” demişsindir.Benimle çıkarsın yola her sabah, akşam evine benimle dönersin. Gittiğin her yere gelirim seninle.Sen yorulduğunda yorulurum ben de.Sen oturduğunda oturur, kalktığında kalkarım.Eğer istersen bütün gece başucunda saçını okşarım sen uyurken.Yüzünde gülümsemeyle uykuya dalışını izlerim.Bana dokunmak istersen bir çiçeğin yapraklarında olurum ben.Yeşilin, kırmızının, sarının mavinin en canlısındayım.Elini uzattığın her yerdeyim.Dokunmak istersen bana kend... Devamı

seni özledim

2009-04-07 14:45:00

Seni ÖzledimSeni özledim ben biliyor musun? Sana olan bu sevgim hiç bitmeyecek, hiç sona ermeyecek. Her şeye rağmen seni sevmek çok güzel bir duygu… Ben adını bile bilmiyorum bu sevginin… Günlerce koyamadım adını bir türlü bu sevmenin... Tutku değil ki bu, bir gün sona ersin. Aşk değil ki, bir gün bitsin... Seni bu dünyalık sevmiyorum... Belki de seni bu dünyada bir daha göremeyeceğim. Kollarına sarılıp doyasıya koklamayacağım ama seni cennetin en güzel köşelerinde bekliyorum… Günahlarım için yandıktan sonra sana koşacağım... Belki de nefes, nefes kalacağım... Terleyeceğim… Ayaklarımdan dermanım kesilecek... Pes etmek yok diye kendime teselliyi, senin gözlerinle vereceğim. Sana öyle bağlanmışım ki zincir değil  ki kırasın. Bir mutluluksun belki de... Her bekleyişte daha çok artan… Her nefeste daha çok sevdaya yanan… Belki de yazdıkça sevgini, daha çok mutluluklara dökülen sevgi bu... İki kişilik bir sevda bu... Özleminde daha çok sevilip her şeyine kabullenme arzusu bu... Bulunduğum yerde duruyorum bir an, her yerde gözlerim seni arıyor... Bulutlara kafamı çevirip senin gözbebeklerini hatırlıyorum... Gökkuşağının her rengine seninle yaşadığım tüm mutluluklarımı, karanlık bir gecenin ardından doğacak güneşe ise senin kalbine yazdığım tüm umutlarımı bırakıyorum...  Sevildiğim kadar sevmeyi kendime borç addediyorum... Saran korkulara karşı senin sevdanda yaşadığım mutluluklarımı sunuyorum... İçtiğim her çaya senin tatlı yüzünü, dar  sokaklarda yüzü umuttan yoksun çocuklara senin tatlı ve şen yüzünü gösteriyorum… Belki de senin mutluluklarında yaşarken ben hüzünlerimi unutuyorum... Sevmeyi, severken beklemeyi öğreniyorum... ... Devamı

Karlar Yağıyor Düşlerime…

2009-04-07 14:44:00

Karlar Yağıyor Düşlerime…Düşlerin doruklarına kar yağıyor şimdi,Üşüyorum,Hasret sancısı bu gelip geçici değil,Tüm kalbimle seni bekliyorum demek istiyorum,Söyleyemiyorum,Bir hayalin gölgesinde,Seni sensizlikte yaşıyorum,Ne güzel başlamıştık oysa,Sen vardın hayatımda,Düşlerime kar yağıyor,Sensiz üşüyorum buralarda,Seni düşünüyorum gecelerin vefasız ayazında…Ayrılık ateşten bir ok bağrımda,Geleceğin günün düşleri hep aklımda,Uzaklarda beni unutmuş olsanda,Umutlarım hep yanı başımda,Bir rüya gördüm ben,Düştüm aşkın kapılarına,Çaresizlik diz çökmüş yanı başımda..Günleri saymaktan vazgeçtimÇare değil bana,Günler haftaları kovaladı,Senden haber yok yarınlara,Haftaları saymaktan vazgeçtim,Derman değil gönül yarama,Haftalar aylara sarıldı,Sen kimlerin boynuna,Yıldızlar düştü saçlarıma,Bir ömür heba sana,Zaman dondu kaldı yokluğunun ağrısında,Saatler seni vurdu her gece oluşunda,Ne umutlar beslemiştik oysa,Sözümüz vardı doğacak yarınlara,Fırtınalı bir ömrün kıyılarında,Saman alevinde savrulduk,Küle dönen bir aşkın masalında,Hiç bir şeyin tadı yok sensiz,Geceler boyu ağlarım sessiz,Sensiz...Bir düş görmüşüz birlikte,Sen benden habersiz,Ben sensiz,zik,hayat,sevgili,hasret,sevda,mutluluk,hüzün,gözyaşı... Devamı

Bir hayalin peşinde koşabilmektir aşk…

2009-04-07 14:42:00

Bir hayalin peşinde koşabilmektir aşk…       Üstelik harcanan yılların sonunda o hayali hiç gerçekleştirememe olasılığına rağmen… Günleri geceleri bir odaya kapanarak geçirirken bir telefon çığlığına bir kapı ziline ömrün yarısını verebilmeyi düşünmektir aşk yada duyulacak bir sesle ömrün üzerine bir ömür daha ekleneceğini hissetmektir aşk. Birine hayatını bağışlamışken onsuz yapamayacağını düşünürken bir gün yapa yalnız kalma korkusunun bütün vücudunu titretmesidir aşk. İhanet dediğimiz iki yanı keskin bıçağın üzerinde yürüme riskini göze almaktır aşk. Bu bıçak ki saplanabilir yüreğine. Bıçağın verdiği acıyı bütün hücrelerinde hissetmene rağmen onu iyi edecek hiçbir ilacı bulamamanın verdiği çaresizliği yaşamaktır aşk.        Herşey çok iyi giderken mutluluk ormanına her gün yepyeni fidanlar ekerken, insanların sana ve ona bakıpta ileri baktığını düşünürken bir sabah uyandığında onu yanında bulamama fikrinin seni deli etmesidir aşk. Terk edildiğinde hayata küseceğini, suçlayacak yüzlerce insan bulacağını, kin tutacağını, intikam yeminleri edeceğini bilmektir aşk. Bir özlem şarkısının içini eriten ezgilerinin kulağından girip yüreğine doğru akmasını sonrada gözlerinden damla damla dışarıya taşmasını hissetmektir aşk. Hiç görmediğin, hiç dokunmadığın, sesini bile duymadığın birine tutkuyla bağlanmaktır aşk. Belkide göreceğin ilk anda bitecektir bu tutku. Buna rağmen delicesine özlemektir aşk. Tutkun yüzünden aptallıkla suçlanmayı da göze almaktır aşk. Sana aptal diyenlere söyleyecek hiçbir kelime bulamazken yüreğinin onu seviyorum diye haykırmasıdır aşk.  Plansız, &nbs... Devamı

sen hiç başkalarının biten aşklarına agladınmı?

2009-04-07 14:41:00

Sen hiç başkalarının biten aşklarına ağladın mı? Ben ağladım. Çünkü biliyordum o ne denli bir acıdır... Nasıl eksiltir insanı, nasıl sızlatır yüreğini kor düşmüşçesine. Aslında herşeye rağmen hayat devam eder bitenlerin ardından. Çiçekler hep açar, güneş, ay hep doğar eskisi gibi... Ama... Eskisinden daha çok acı verir bazen nefes almak. Hani o çok sevdiğin, belki birçok şeyini feda ettiğin, geceleri uyku yerine düşünüp hiç yorulmadan hep sevdiğin yoktur artık. Hani çocukken oynadığın beş taşlar, yakan toplar, doktorculuklar... Hani kaçamak yenen dondurma, şekerlemeler... Onları özler gibi özlersin de bir de bunu söyleyebilsen! Aslında söylemek zor değil de terk edilmek var ya bu bağlar dilini. O sevse seni terk etmezdi diye düşünürsün. Oysa sen onu hala nasıl deli gibi seversin. Söyleyemedikçe büyür o yumak içinde. Büyür de dur diyemezsin... Yolda yürümek bazen ne anlamsız gelir insana. Gideceğin bir yer yok... Ya da... Gitmek istediğin yere gidemeyecek olmak... Aslında ne olur ki şimdi çıksan, onun evinin önünden geçsen. Belki camdadır... Belki... Belkiler öyle çoktur ki. Belkiler aslında içimizdeki umutlar... Belki o da beni seviyor, belki beni bekliyor, belki yeniden başlar, belki, belki, belki... Umut mu, kendini kandırış mı bilinmez ki. Belki umut belki başka birşey... Bazılarımızın gözleri hep nemlidir ya, hani en mutlu anlarında bile... Kimbilir içlerinde sızlayan hangi söz yarası vardır bilinmez ki... Bilinmez... Bilmediğimiz ne çok şey vardır aslında. Bazı anlar vardır hayatta pek az yaşarsın. Aslında şanstır da biz farkına varamayız. Annemiz, babamız, kardeşimiz, hani sizi çok kızdıran komşunuz, ·bir de hep zayıf aldığınız matematik yok mu?Acaba şans mı yaşadıkl... Devamı