nerden bilebilirsinki

2009-04-07 15:28:00

Yürekler ağlardı ya gidişlerin ardından Ağladı yüreğim gidişinin ardından Acılı nağmeler duyulurdu ya uzaklardan Yüreğimi sızlattı acı nağmeler biran Yapraklar dökülürdü ya umut ağacından Döküldü bir bir umutlar dalından Peki bunları nereden bilebilirsin ki sen...? Ne anlarsın ki gönül ağrısından,Ne anlarsın ki umutsuz bakışlardan,Geceler soğuk olur,Hasretler buruk olur,Umutlar yok olur sen ne bilebilirsin ki...? Acıların şafağında hüzünlü bir matemdir sensizlik,Buz keser yüreğim, buz keser dört duvar,Dünyamı kaplar bir sessizlik sen nereden bilebilirsin ki..? Sen öylece gittin ya benden; Ben bir türlü gidemedim senden...Karanlığın pususunda hayalini gördüm Tel tel saçlarını bir bir ördüm Sanki bir rüyaydı arkama döndüm Yine sensizliğin serabını gördüm Sen Nerden bilebilirsin Ki...!!!... Devamı

DÜŞÜNDÜM VE VAZGEÇTİM BEKLEMEKTEN SENİ

2009-04-07 15:26:00

DÜŞÜNDÜM VE VAZGEÇTİM BEKLEMEKTEN SENİ Bekledim... Gidip gelip baktım o telefonun anlamsız ekranına... Bekledim aramanı her dakika belkiler geçti aklımdan, her saniye keşke dedim kimse duymadan... Korktum anlatmaya, hala seni sevdiğimi, hala sana deliler gibi aşık olduğumu anlamalarından korktum... İnsanların o lanet olasıca yüzlerinden sakladım gözlerimi...Evet artık korkarak seviyorum seni ve bekliyorum... Beklediğim günleri biriktiriyorum... Her sabah uyandığım yeni güne senin adını veriyorum... Gidişine yüklüyorum bütün mutsuzluklarımı... Her gün karşılaşıyorum pişmanlığımla... Allah kahretsin neyi sevdim ben sende diyorum. Her seferinde bir cevap bulmaktan nefret ediyorum...Sana bakarken gözlerinde kendimi bulmayı sevdim...Sana sarılmayı, teninin sıcaklığını dudaklarımda hissetmeyi sevdim.Sana sarılıp uyumayı, başımı göğsüne yaslamayı sevdim...Seni sevdiğimi defalarca haykırabilmeyi sevdim yüzüne... Yokluğundan sonra fark ettim bağıra çağıra kavga etmeyi sevdim ben aslında...Vurdumduymazlığındı belki de beni sana bağlayan... Kaçan kovalanır aptal kaçan kovalanır" bunu bir türlü kabul ettiremedim beynime de kalbime de ve bu yüzden hep kovaladım... Sende kaçtın... Hızlı ve büyük adımlarla... Kimi zaman koşarcasına kimi zaman yürüyerek... Tam yakaladığımı sandığımda her defasında yerde buldum kendimi, elimde sen değil çakıl taşlarının bıraktığı yaralar oldu... derim parçalanıyordu seni severken, yavaş yavaş tükenmek buydu işte...Seni severken bittim ben... Yokluğunla tamamlanacak, yok olmaktan kurtulacaktım oysaki... Nerden bilebilirdim ki gidişinin bitmek olduğunu, nerden bilebilirdim ki yokluğunun aslında öldürdüğünü beni... İnsan bazen dönüşü olmayan kararlar veriyormuş onu anladım... Saçma sapan bir inattı belki de yokluğunun sebebi... ... Devamı

artık seni özlemiyorum

2009-04-07 15:25:00

Artık seni özlemiyorum...Güneş batmadan önce, alacakaranlık çökmeden evvel ta ki yeni ay doğana kadar gelmiyorsun aklıma. Kalabalık yerlerde yüksek müziğin altında umursamıyorum seni.Bilki Ağustos böcekleri yaz konçertosunu başlatana kadar yoksun aklımda...Artık özlemiyorum suyun altında gözlerimi açmışken, dalabildiğim kadar derine dalmış, nefesim azalmışken, suyun üstüne kendi hayatımdan kaçar gibi çıkmaya çabalarken yoksun sen aklımda...Suyun üstüne çıkıp, ağzımı açtığımda ciğerlerim sen dolana kadar yoksun.Gözlerim açıkken yoksun, başkaları bana bakarken yoksun, ben başkalarında seni ararken yoksun.Sonra aynaya kaçamak da olsa bakışlarım yakalanıyor aniden.Duruyorum bir kaç saniye... Kaçırıyorum gözlerimi, kendimden, senin izini taşıyan gözlerimden...Seni özlemiyorum artık...Hava masmaviyken, sessiz bir rüzgâr uzaklardan kopup gelmiş kadife bir kumaş gibi üzerime değip geçerken yoksun yoksun yoksun aklımda.Yağmurlar yağana kadar müsaade sana.Ben seni bir şehrin yağmurlarında, sevdim, belki.O bulutlar tependen içine hiç girmesin dilerdim.Güneşe ve ıssızlığa alışkın değilim bu yüzden ne zaman güneşin altında tek başıma dursam özlemiyorum artık seni.Yarım ağız gülüşlerimde, sarhoşlayıp tökezlediğimde, uyku öncesi aldığım haplarda sana yer yok.Gecenin bir yarısı tezek kokusunun havayı doldurduğu bir kimsesiz zamanda uyanıncaya kadar özlemiyorum seni.Masada duran vazolarıma bakmadığımda, sen kokan bir kumaş parçasını alıp burnuma götürmediğimde, tenimde sana ait bir iz aramadığımda...Yani o pek dar zaman aralığında."I don't miss you anymore" diye bir şarkı çalmıyorsa,Bil ki özlemiyorum seni.Salatanın yağını koyarken, beyaz şarabın serinliği boğazımdan yalnızlığıma akarken, içimde ... Devamı

Hayal Ettim

2009-04-07 15:24:00

Hayal Ettim  Hayal ettimBugün istesem olacakmış gibiElim gitse yapabilecekmişim gibiHayal ettimBugün dünden belliymiş gibiHayal ettimSevdiğim kadar sevilirim sanarakİstediğimi herkes ister sanarakHayal ettimBilmeden kendime hüsran yaratarakHayal ederdimSerin bir ilkbahar sabahı yeşeren ağaç altında olmayıElimde kalem kağıt aklıma geleni çizip yapmayıArtık hayal yokBundan böyle kalan tek şey anısı Devamı

iyi demek adetenderdir ya

2009-04-07 15:21:00

İyi demek adettendir ya      İyiyim dedim..Değilim!!!..Anlatılması zor bir duygu içimdekiHer harfHer kelimeHer cümleYa çok basit yada çözülemeyecek kadar karmaşık..Bir gün konuşmayı unutmak, susmak istiyorumBir gün tüm suskunlukları yırtıp kelimeleri Çoğaltmak istiyorum..Hiç bir söz yetmiyor bana kalıbıma sığamıyorumÇöküyor önümde dev gibi kelimelerBeni bana anlatmaya yetmiyor..Dokunsalar bir ömür boyu ağlayacağımDöküleceğim parça parça..Bir anlık değil yaşadıklarımAcısı çıkıyor geçmiştekilerinOysa ben iyiyim görünürde..!Anlamını bilmediğim mutluluk resimleri var karşımdaHani içine bir türlü dahil olamadığımYa birşeyler eksik kaldı yada ben geç..Şimdi iyi olan ne varsa ben hepsine bir adım geri kaldım Devamı

tıkanıp kaldıgında hayat

2009-04-07 15:10:00

Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde,Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,Dağlara dönmeli yüzünü insan.Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak...Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, Gerçekleştirmeyi denemeli!Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak önce inipServisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; Gördüğünü hissedebilmeli!Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,Değerli olabilmeli hayat!İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!Başkasının yerine koyabilmeli kendini;Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; Sevgisiz, soysuz kalarak!Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda; Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği;Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli! Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayı beklememeli!Ama küç&... Devamı

farz edinki bu gece son

2009-04-07 15:04:00

Bundan sonra yaşayacağınız geceler olsa da bu gece son…Hani bazen kaçıp gitmek isteriz…Kimsenin bilmediği, kimsenin bizi tanımadığı bir yere…Hatta kendimizi bile tanımayacağımızı umut ettiğimiz bir yere…Çünkü hepimiz geçmişimizi, aşklarımızı, kederlerimizi ve sırlarımızı bir çırpıda unutacağımız bir yer arıyoruz…Yeni, yeniden başlamak ve bu kez hata yapmamak istiyoruz…Oysa…Her yeni yer, yeni bir hayat…Her yeni hayat, yeni bir insan…Her yeni insan, yeni bir yitiriş…Her yeni sandığımız, aslında eskinin yeni yüzünden başka bir şey değil…Farz edin ki, bu gece son…Kelimelere, şarkılara, aşklara…Hafızamızın kalleş katili hatıralara…Fırından aldığımız ekmeğin daha eve ulaşmadan soğuması gibi…Dünyanın yaratılıştan bugüne giderek soğuması gibi…Bir zamanlar sıcacık olan evlerimizin içinin giderek soğuması gibi…Bir gün bizim de bedenlerimiz soğuyacak…Sonra…Sonra, hiç…Geride bıraktıklarımızın içi şöyle bir üşüyecek, hepsi bu… Devamı

sessizlik

2009-04-07 15:02:00

Elimde yine yorgun kalemim,Zamansa yoğun bir güne hapsolmuş bir ikindi vakti...Kalemim, kâğıdıma gözyaşı dökmekte sanki...Güneşin biraz suskun, bi o kadar da üzgün batışında akşam olmakta.Gözlerim bir yüreğimden kaleme dökülenleri,Birde gelmeyeceğini bile bile kapının kolunu yoklamakta...Her geçen satırda biraz daha artmakta boşluğun,Her geçen dakika biraz daha koymakta yokluğun,Hani nerde an tanımaz deli sevdan,Hani nerde kış günü kalbimi terleten sonsuz aşkın,Nerde verdiğin sözler, yalan mıydı ölene kadar benim olduğun.İşte ikindiyi de öldürdük aşkımızı öldürdüğümüz gibi...Güneş yine üzgün bakıyor her aşkın batışında olduğu gibi,Kelimeler biraz daha gözyaşına batırılmış çıkıyor bükülmüş dudaklardan,Yürek biraz daha titriyor baharın ortasında kışta kalmış gibi.Sen…; baharda yağan zamansız kar tanesi,Ben…; bahara kanıp kara düşen aşk cemresi...Sen…; yalanlarla aşk satanların ilk adresi,Ben...; sattığın son aşkın ta kendisi...Ben yanlış mevsimde,Sahte sevgine düşmüş,Aşk cemresi… Devamı

bu aşkın son hali

2009-04-07 14:00:00

       Son gayretlerdeyim… Bitti bitecek hallerdeyim. Karanlığa düşecek, ışığı yitecek demlerdeyim.       Bu aşkın son hali…        Son rengi bu gökkuşağının… Ağıt olup türküye düştüğü andır bu sevdanın Ne derse desin dilim, hangi cümle anlatır beni... Hangi kuytuya ışır umut, nasıl bulunur sana çıkan yol… Gidip dokunur birine… Birilerine. Sen olmayan… Sen gibi anlayan... Ama bir “sen” varsın uzandığım… Anlatamadığım başkalarına…       Gittin ya… Ondandır gecikmişliği ellerimin, gözlerimin yorgunluğu ondandır. Halsizliğim, her adımda biraz daha uzaklaşmak… Biraz daha sarsılmak. İçimin yıkıntılarından derbederliğim… Sersefilliğim. Boğazımı sıkan yağlı bir ilmik suskunluğum        Hangi şehirde yürüyorsun şimdi... Kime doğru adımların. Buldun mu rengini, gülümsedi mi yüreğin... Sevdin mi?       Düştü yine… Bir parçam daha sıyrıldı en derinimden, sol yerimden.       Öyle sessiz ve soluk… Yitmişti rengi, son sözde boğulmuştu. Düştü öylesine… Duyamazdın… Duymadın. Düştüğü yerde değildi yüreğin…KAYBETTİM… BİRAZ DAHA KAYBETTİM… BİR KEZ DAHA… BİR DAHA… DAHA… DAHA…... Devamı

ÜSTÜM BAŞIM AYRILIK…

2009-04-07 14:58:00

ÜSTÜM BAŞIM AYRILIK…         Kumlara gömdüm yüreğimi. Bir gün açıp bakmak istesen bile göremezsin. Öyle çoğaldı ki kırgınlıklarım. Küskünlüklerimin can acısını hafifletmez oldu hiçbir şey. Beklediğim gecelerin dibinde yalnızlığı karşılamaktan, her dip köşe de yalnızlığı buluyor olmaktan yorgun bedenim. Takatimin bittiği yerdeyim sevdiğim. Hani her aşılmazın bir aşılanı vardı, her batan günün doğan sabahı, her derdin bir devası? Bütün çareleri tükettik mi sevdiğim, umudun bende hiçbir emaresi yok artık. Aşılmazlığındayım duvarların, yine de bir ümitle sabır çekiyorum içimden. Ve olmazlığını en başından kabullenerek dilekler diliyorum sessizce. Keşke tüm gücümle dileyebilseydim seni. Ama dileyemiyorum işte. Hiçbir dileğin seni getirmeyeceğini kabullendirttim kendime. Susuşlara amade göklere açılmış ellerim.        Yokluğunun koyusundayım sevdiğim. İçimin mutluluklarını budarken umarsızlığın yokluğunun dibinde bir parça nefes bulmaya çalışıyorum yarına dair. Yarınım olabilsen keşke.        Bütün imkânlarını tüketirken düşüncelerimin bedenime karlar yağıyor; bir umut bırakılası hakkım olmuyor sende. Öyle kendine ki her şeyin. Kendinle kalkıyorsun sabaha ve kendinle uyuyorsun. Düşünmeden beni. Bir gün bencilliğin koyuluğunda boğulacağını bilerek uzak duruyorsun her şeyden. Yarım kalıyorum sevdiğim. Bir parça cam kesiği bırakıyorum bileklerimin şah damarına ve seni düşürüyorum içinde sen barınan her dilekten. Olmazlığına âmin demek gelmiyor içimden. Tükeniyorum.        Kopkoyu bir başkaldırı dolanıyor içimde. Bunca çabanın sonu... Devamı