çiçeklerle koşmak

2008-06-08 02:33:00

kollarında bir buket çiçek, sahile koşarak geldi. Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı.Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı.Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı, kıpkırmızı, kan kırmızısı güller...Sanki dalından yeni koparılmış gibitazeydiler. Buram buram sevgi kokuyor,aşk kokuyor en önemlisi deözlem ve hasret kokuyordu güller...   Hepsinin üzerinde damlalar vardı. Sanki ağlıyor gibiydiler. Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi,"Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum" dedi. Az sonra sevdiğinigöreceği için kalbi yine deli gibi atmaya başlamıştı. Ne zaman onu düşünse, onunla buluşacağını hayal etsekalbi hep böyle yerinden çıkacakmışgibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerinde rağmen ikisi desevgisinden hiç birşey kaybetmemişti.Onları hiç birşey ayıramazdı... Ne hasret,ne ayrılık, ne de ölüm... Genç adam telaşla saatine baktı. Sevdiğiyine 1 dakika geç kalmıştı. Üstelik o,sevdiğini bekletmemek için dakikalarcaönce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Oysa o, her zaman kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuruolurmuş diye düşündü. Ve gözleriniönündeki uçsuz bucaksız denize dikti Denizin sonu yok gibiydi, tıpkı sevdiğikıza olan aşkı gibi denizin de sonu yoktu. Sonsuzluğa uzanıyordu... Aslında bugün onlar için çok özel bir gündü. Kendiaralarında sözleneceklerdi. Delikanlı önce bunu sevdiğine açmış, sonra da gidip2 tane yüzük almıştı. Bu kadar önemli bir günde bari, onu bekletmemeliydi. Amaalışmıştı artık beklemeye, zararı yok biraz daha beklerim diye düşündü. Güllerin yaprakları nedense hâlâ yaşlı idi.Bir türlü anlamıyordu onları. Herşey bu kadar güzelken neden ağlıyorlardı ki?İşte az sonra sevdiği gelecek, onasarılacak, kucaklaşacaklardı...Sonra söz yüzüklerini takıp, evliliğeilk adımlarını atacaklardı. Genç adamöyle heyecanlıydı ki, sevdiğinekavuşmak için can atıyordu Martılara baktı, birbirleriyle oynaşıp,uçuşan... Devamı