isimsiz renk...

2009-12-30 13:03:00

Anilarimin kayitsiz sartsiz sahibisin. Isimlendiremedigim bir renksin.
Isimsiz Renk... Siyahin asaletini ve matemini harmanlayip sakladim odamda. Mavinin bana ait
tum tonlarini cizdim ömur haritana. Kirmizi atesti, tutusturdun tutustum;
utangacligi emanet ettigim gecelere
------------
------------------
*Guluslerimde mimozalar actigini sanarken sen, kirlangiclar goc
yolculuklarina coktan baslamisti gozlerimdeki alacali mavilerde. Deli akan
kaninin ritmiyle dans ederken askinin tutkulu oglu, ben veda senfonisinin
notalarini yukluyordum belki aykizin guftesine...
Bilmezdin, bilemezdin, senin icin kah durdurdugun kah bir atin yelesinde
dortnala kosturdugum zamanin yansimalarini. Yasama yukledigim tek anlam
sendin. Elbet benim de bir zamanlar icinde senin adinin gecmedigi
cumlelerim, senin icin dilime dolamadigim siirlerim olmustu. Ama artik
evrimin bir parcasiydim. Dusunuyorum da anlamli anlamsiz, yerli yersiz ne
cok dolasirdi doyamadigim ismin dilimde. Saklamak isterdim seni, kuytu bir
magaradaki essiz bir sarkit gibi, kalbimin bir kosesine. Olmazdi,
yapamazdim. Gozlerim amacsiz kalirdi menzilinde sen yoksa, sozlerim hedefsiz
mermiler gibi ucusurdu saga sola...Bir butunun aslinda apayri iki
parcasiydik. Ama yanyana gelince ic ice gecerdi karmasIk parcalar.
Hatirliyorum da gozlerimizin kacamak kucaklasmalari haric aslinda ne kadar
azdi paylasilanlar.
..Bir bebegin anne memesine acligini ikiye bolduk biz.
Anne; sutunun sicak taskinligiyla kucaklar bebegini, bebek zaten icgudusel
uzatir tomurcuk dudaklarini. Kacinilmaz, saf, dogal bir kavusmadir bu. Tipki
birbirine kenetlenen yureklerimizdeki tutku gibi...
Yitirme ve yitirilme korkusu gobek adiydi sevdamizda. Isimsiz kalmisti
hislerim sonsuz harfler boslugunda. Ucusuyordu kelimelerim kelebek kanatlari
gibi, ask ruzgarinin ayazinda. Usurdum askim, bilmezdin. Yanardim,
soylemezdim. Once benligim sonra bedenim karisti baslattigin isyana. Militan
ayaklanmalar bas gosterdi ruhumda. Bana dair ne varsa katilan hamuruma
birakip dustum bir kargasanin pencesine. Beynim hukmetmez, hukmetse de
bedenim dinlemez oldu. Ayaklarimin bildigi tek ol sana ulasandi. Ellerim
hipnotize olmus gibi hep ayni on parmaga uzandi. Gozbebeklerim zaten yolunu
cizmis, hedefe varmisti. Aklimda, fikrimde, yerini bile bilmedigim
hucrelerimin en dibinde tek bir canli kalmisti. SEN.
Pasli bir cop tenekesinde acligina ilac bir parca yiyecek arayan sokak
kedisi gibi "yarin" aradim askimizda. Bostu tum kutular. Kirinti bile
bulamadim. Aklimi kendimden korumak adina direndim sana. Alkimin renklerini
dusledim yildizsiz gecelerde. Tek bir kusagini yakalayip cekebilseydim bize
dair hissetttiklerime. Ah askim o an acardim yuregimde mavi bir pencere. Tum
silahlarini kusanip uzerine, dikildin karsima mertce. Sagima soluma baktim,
cilginca zirhli savas elbisemi aradim. Guvercinler ucurdugun gulusunun pembe
gagasi deldi bir yanimdan. Yagmur ormanlarindan caldigin bir damlaysa diger
yanimdan. Teslim oldum. Yenilgim zaferin; yenilgim zaferim oldu. Anladim
savrulan bir sac telin tenime degdigi an.
Anilarimin kayitsiz sartsiz sahibisin. Isimlendiremedigim bir renksin.
Siyahin asaletini ve matemini harmanlayip sakladim vedamda. Mavinin bana ait
tum tonlarini cizdim omur haritana. Kirmizi atesti, tutusturdun tutustum;
utangacligi emanet ettigim gecelerde beyaza. Pembe eksIkti fonda. Bende
azalip sende tamamlanan umutla onu da buladin isimsiz rengin koynuna. Ebruli
bir cumbus, tanimsiz bir duygu firtinasinin ev sahipligi yaptigi bir
palette...Iki ayri ucta, iki minik boslukta. Sen ve ben...Yeniden
karistigimiz gun, gozyaslarinin katrelerinde. Isimlenecek renk. Katmer
katmer ask esliginde...

0
0
0
Yorum Yaz